

Reklam Vermek İçin Tıklayınız
İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.
Haberi Yapay Zeka ile Özetinden Okuyun. Neden Habokado?


Reklam Vermek İçin Tıklayınız
İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

İran'da, Abd Ve İsrail'in Emperyalist Hayalleri Çöküşe Doğru
15 günden fazladır süren hükümet karşıtı protestolar, internet karanlığı altında boğulurken, bir kez daha Ortadoğu'nun kaderi Washington ve Tel Aviv'in masasında şekilleniyor. Berlin Duvarı'nı andıran sahneler, 1979 Devrimi'ni tersine çevirmek için sahnelense de, arka planda İsrail'in güvenlik paranoyası yatıyor. Tel Aviv'in "güvenlik sorunları" bahanesiyle komşularını ezerken, Washington'un eliyle dökülen kan, bölgenin yaralarını derinleştiriyor – ve bu ikili, kendi yarattıkları canavarla yüzleşmek zorunda kalacak. İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi'nin "kararlı yanıt" tehdidi, sokakları kana bulama sinyali veriyor. Eleştirel bakınca, ABD ve İsrail'in politikaları tam bir ikiyüzlülük: "Demokrasi" diye bağırırken, baskıyı körükleyerek kaos yaratıyorlar. Ama bu, liberal Ortadoğu vizyonunun kirli yüzü – İslamcı yapıları aşındırarak, İsrail'in yolunu açmak. Eleştiri burada keskin: ABD ve İsrail, "güvenlik" diye halkları bölerek sömürüyor; kendi politikaları, terörün tohumlarını ekiyor. Trump'ın Rıza Pehlevi'yi "iyi adam" diye övmesi, Mar-a-Lago planı kapsamında değerlendirmek gerekir. Hamaney'in "dış müdahale" suçlamaları, tam da burada kendini gösteriyor: Bu, ABD'nin planı. ABD'nin vizyonu, Ortadoğu'yu İsrail merkezli bir sömürü ağına dönüştürür – Suudi'den Mısır'a, liberal modeller yayılır. Hasan Ruhani gibi bir figürün reformlarla dönmesi, ya da askeri "Napolyon"un yükselişi – bu, rejim değişikliğinin ucuz yolu. Ama bu "yumuşak güç", sömürünün kılıfı – ABD ve İsrail, ekonomiyi ele geçirerek bölgeyi köleleştirir. ABD ve İsrail'in politikaları, bölgeyi kaosa sürükler – "liberal blok", sömürü bloğundan başka bir şey değil.
13 Ocak 2026 00:20


Reklam Vermek İçin Tıklayınız
İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

Metal İşçisi Mess Patronlarının Oyunlarını Boşa Çıkarabilir!
MESS ile Türk Metal arasında 13 Ekim 2025'te başlayan 2025-2027 dönemi grup toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde, 9 Aralık 2025'te yapılan toplantıda MESS'in yüzde 10'luk zam dayatması üzerine uyuşmazlık tutanağı tutulmuştu. MESS'in bu yüzde 10'luk teklifi karşısında Türk Metal ve Birleşik Metal-İş Sendikası üyesi işçiler çeşitli eylemlerle tepkilerini ortaya koymuşlardı. MESS'in Türk Metal'e yaptığı çağrıyla 8 Ocak 2026 günü İstanbul'da yapılan toplantıda, patronlar tekliflerini "yenilemiş" bulunuyor. Ama bu yenileme sadece 1 Eylül 2025'ten geçerli olmak üzere ilk altı ay için ücret artışı yüzde 7.5 + seyyanen 17.30 TL oldu! Oysa ilk altı ay için Türk Metal yüzde 39, Özçelik-İş yüzde 40, Birleşik Metal-İş Sendikası ise yüzde 58'lik bir artış istiyordu. Nitekim MESS'le yapılan 8 Ocak toplantısından sonra Türk Metal tarafından yapılan açıklamada; "Heyetimiz, verilen zam teklifinin yetersiz olduğunu belirterek kazanılmış haklarımızı geriye götürecek işveren taleplerinin masada tutulmasını kabul etmemiş ve görüşmeyi sonlandırmıştır" denildi. Bugüne kadar 2 yıllık yapılan TİS'in süresinin 3 yıla çıkarılmasının dayatılması, sosyal haklarda artışın beklenen enflasyona bağlanmak istenmesi, "ara bulucu" süresinin sona ermesine karşın 8 Ocak'taki toplantıda MESS'in son teklifinin ilk altı ay ücretlere yüzde 15 artışla sınırlı kalması ve TİS görüşmelerinde pek görülmemiş bir biçimde sonraki altı aylar için bir teklifte bile bulunulmaması, açıkça göstermektedir ki patronlar ve örgütleri MESS, sözleşmeyi işçi sendikalarıyla uzlaşarak değil Hakem Heyetine götürerek sonuçlandırmak istiyor. Ama Türk Metal ve Özçelik-İş 'in greve başvurmayacaklarını ya da eğer başvururlarsa bile Cumhurbaşkanının 155 bin işçinin grevini de yasaklayacağını, iktidarla karşı karşıya gelmek istemeyen Özçelik-İş ve Türk Metal'in de yasağa uyacaklarını, Birleşik Metal-İş 'in de MESS+iktidar+Türk Metal ve Özçelik-İş 'in baskısı karşısında geri adım atacağını, böylece sözleşmenin Hakem Heyeti ne gideceğini umuyor olmalılar! MESS'in son teklifini dayattığı gün Türk Metal'le yaptığı toplanın öncesinde gelişmeleri değerlendiren Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Özkan Atar yaptığı açıklamada, " Metal işçileri olarak ürettik. Ülke ekonomisini sırtladık. Şimdi adil ve hakkaniyetli bir toplu sözleşme için patronların ellerini cebine atma zamanı " diyerek MESS patronlarını uyardı.
13 Ocak 2026 00:20

İşten Ayrılan İşçi Son Zamdan Faydalanabilir Mi?
Asgari ücret ile çalışmıyorum. Yine işçi açısından kıdem tazminatını hak etme koşulları arasında işçinin istifa etmesi durumu da yoktur. İstifa eden işçinin kıdem tazminatı hakkı bulunmamaktadır. İşveren işçinin iş sözleşmesini haklı nedenle feshetmiş olsa dahi işçinin ücret alacağı varsa ödemekle yükümlüdür. Ancak, işçinin haklı olmayan bir nedenle iş sözleşmesini feshetmesi ve bu feshin işveren tarafından onaylanarak işleme konulması halinde, işveren işçinin feshine muvafakat ettiği için işçiden ihbar tazminatı talep edemeyecektir. Yargıtay yeni tarihli vermiş olduğu bir kararında (Yargıtay 9. HD 2025/1599 E, 2025/5178 K) ihbar süresi sonuna kadar iş yerinde uygulamaya konulan ücret artışından iş sözleşmesi feshedilen işçinin yararlandırılması gerektiği belirtilmiş, iş hukukuna göre iş ilişkisinin ihbar süresinin sonuna kadar devam ettiği kaydedilmiştir. Eğer iş sözleşmesi sizin istifa etmiş olduğunuz 6 Ocak tarihinde sona ermiş ise bu durumda daha ileriki tarihte yapılan zam oranından faydalanmanız mümkün değildir.
13 Ocak 2026 00:17


Reklam Vermek İçin Tıklayınız
İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

35 Puan Aldatmasın: Bu Kadroyla Zirve Hayal, Transfer Şart!
Trabzonspor Süper Lig'in ilk yarısını 35 puanla 3. sırada tamamladı. 17 maçta 10 galibiyet, 5 beraberlik, yalnızca 2 yenilgi… Üstte Galatasaray (42) ve Fenerbahçe (39) var; altta Göztepe (32) ve Beşiktaş (29). Yedek ağırlıklı kadroyla oynanan bu karşılaşma, son 3 haftadaki tabloyu da özetliyor: 1 beraberlik, 2 yenilgi. İlk 11'den 2–3 oyuncu eksildiğinde sistem çöküyorsa, sorun sadece teknik direktörde değil, kadroyu oluşturan akıldadır. Ankara'da kaybedilen maç bir kazaydı.
13 Ocak 2026 00:15

Bir Proje Takım Daha İflas Etti
Geride kalan yıllarda pek çok şehir takımının gözden çıkarılıp, yerlerine ismine "yeni" gibi ön takılar ya da "futbol kulübü" gibi ardıllar eklenerek başka takımlardan devşirilen proje kulüpleri çok gördük. 1964 yılında İçelspor adıyla kurulan ve bu isimle mücadele ettiği son sezon olan 2018-2019'da Bölgesel Amatör Lig'de averajla ikinci sırayı alarak profesyonel liglere yükselmeyi kılpayı kaçıran, İçel İdmanyurdu Spor adıyla mücadele ettiği 2019-2020 sezonunda ise iki takımın birden yükseldiği statüde iki puan farkla şampiyon olarak adını 3. Lig'e yazdıran bu kulüp; 3. Lig'deki ilk sezonunda da İçel İdmanyurdu Spor adıyla yola devam etti. 2. Lig'deki ilk sezonunda ise 58 puanla playoffa kaldı fakat ikinci turda bir diğer yeni proje takımı 1461 Trabzon FK'ye elenmekten kurtulamadı. (Bu takım da önceden Düzyurtspor adını taşıyordu, 1461 Trabzon'un amatöre düşmesiyle ismini 1461 Trabzon FK yaparak yola devam etmeye başlamıştı) Bu güç savaşı, Yeni Mersin İdman Yurdu için sonun başlangıcı olacaktı. Çünkü 2024-2025 sezonunda toplayabildiği 31 puanla, küme düşme hattının en üstünde yer alan Diyarbekirspor ile puandaş oldu ancak iki averaj farkla ligde kalabildi. Şöyle açıklarsak daha net bir tablo olur: Ligde sondan üçüncü hafta karşılaştığı, çoktan küme düşmüş olan (Ve günümüzde adı başka bir maçtan dolayı şike ile anılan) Nazilli Belediyespor'u 6-0 değil 3-0 yenseydi sezon sonunda Diyarbekirspor'un yerine küme düşen, Mersin ekibi olacaktı. Oynanmayan maça, deplasmana gelen taraftarların deplasman tribününe astığı "sahipsiz Mersin" pankartı damga vurdu. 1925 kuruluşlu 'orijinal' Mersin İdman Yurdu 2021-2022 sezonunda yer aldığı 1. amatör kümedeki maçlarına çıkamadığında da Mersin sahipsizdi.
13 Ocak 2026 00:15

Son İran Ayaklanması
1979 Devrimi öncesi de Tahran Çarşısı adı verilen orta sınıf ayaklanmaları iktidarlar değişikliklerine yol açtı. İsrail ajanlarının marifetlerini ise 12 Gün Savaşı sırasında gördük. İnönü'nün tarihe geçen sözü ile "Diş macunu tüpünden çıktıktan sonra bir daha tüpe geri koyamazsınız." Trump'ın sık sık İran'a müdahale edebilecekleri açıklamaları ya da birkaç bombalama eylemi İran halkının mücadelesine ket vuracaktır. Emperyalistler tarafından "kurtarılan" halkların durumunu bütün halklar gibi İran halkı da çok iyi bilir. Halkın Mücahitleri Örgütü ise son yıllarda dış destekçilerinin onları terk etmesi neticesinde gücünü çok kaybetti ve ayaklanmaya önderlik kabiliyeti yok. Sol ve devrimci parti ve örgütler İran içinde çok zayıf. Örneğin bugüne kadar İran Emek Partisi (Tufan) ve İran Komünist Partisi (TUDEH) in ayaklanma ile ilgili bir açıklaması duyulmadı. İran rejimi içindeki "reformist" kesimden de şu ana kadar fazla bir ses çıkmadı. Trump, Tahran'ın ABD'ye görüşme isteğini ilettiğini açıkladı, ama açıklamaya göre talep "nükleer programın müzakeresi" ile sınırlıydı. Dileriz ölümler daha fazla artmadan İran halkı kazanır.
13 Ocak 2026 00:11

Saygı Duruşu
Geçen Cumartesi gecesi Olimpiyat Stadı'nda oynanan Süper Kupa maçı Fenerbahçe'nin 2-0'lık galibiyeti ile sona erdi. Futbola dair tüm bu detayların yanında geçen hafta vefat eden eski milli futbolcu ve Galatasaray'ın efsane santraforlarından Gökmen Özdenak için maç öncesinde yapılan saygı duruşu sırasında Fenerbahçe tribünlerinden protesto ve homurtu sesleri yükselmesi en azından " ölenlerinizi hayırla yâd ediniz " çerçevesinde pek hoş olmadı. Aslında Gökmen Özdenak'ın vefatı 31 Aralık 2025'te oldu. Cenazesi 2 Ocak 2026'da kalktı. Galatasaray'ın tarihine geçmiş bu ismi anması, adına saygı duruşunda bulunması ve koluna siyah bant takması için elindeki ilk fırsat 5 Ocak 2026 günü evinde Seyrantepe'de oynadığı Trabzonspor Süper Kupa yarı final maçıydı. Hele ki merhumun 3 Temmuz süreci anti Fenerbahçe tavırları bilinirken Fenerbahçe tribünlerinden bu uygulamaya tepki doğacağını öngörmemek en hafif ifade ile basiretsizliktir.
13 Ocak 2026 00:10

Yaşadığımız Evler, Kaybettiğimiz Alışkanlıklar
Eskiden "nasıl bir ev isterim?" diye sorarken, bugün "hangi eve mecburum?" sorusuyla karşı karşıya kalıyoruz. Bu dönüşüm yalnızca bireysel alışkanlıklarımızda değil, toplumsal yaşam biçimimizde de kendini gösteriyor. Anahtarımızı, "belki lazım olur" diyerek komşumuzun kapısının önüne bırakmak kimseyi tedirgin etmezdi. Evler yalnızca barınılan yerler değil; güvenin, paylaşmanın ve dayanışmanın merkezleriydi. Özellikle büyük şehirlerde nüfusun artması ve ekonomik şartların giderek zorlaşmasıyla birlikte "mikro evler" hayatımıza girdi. Çünkü ev dediğimiz şey, dört duvardan çok daha fazlasıdır.
13 Ocak 2026 00:05

İran'da Neler Oluyor, Neden Oluyor?
İsrail bir yandan Gazze'de Filistinlilerin üzerine ölüm yağdırırken, bir yandan da İran'ın askeri gücünü yok edecek girişimlerde bulundu. Geçen yıl 12-13 Haziran tarihlerinde, İran'ın nükleer altyapısına, füze ve gaz depolarına saldırılar düzenlendi; Genelkurmay başkanı Gen. Muhammed Bakıri ile İslam Devrim Muhafızları Ordusu'nun (IRGC) başkomutanı Gen. Hüseyin Selami ve hava kuvvetleri komutanı Gen. Amir Ali Hacızade aynı saldırılarda öldürüldü. Hiç kuşkusuz rejimin askeri gücü açısından önemli kayıplar bunlar.. Saldırılarda hayatını kaybetmesinden kısa süre önce, Gen. Bakıri, "Milletimizin saldırgan güçlere karşı direnebilmesi mucizevi bir durum (..) Bir millet esir alınamamışsa, bir millet direniş bayrağını yükseltmiş ve dini liderinin eylem ve söylemlerine uygun davranıyorsa, o millet asla mağlup edilemeyecektir" güvencesini vermişti. Ayrıca, İran'ın Yemen'de destek verdiği Husileri zora sokacak girişimlerde bulundu. İran'ı dış ilişkilerinde yalnızlaştırma ve gücünü gösterememe durumunda bırakarak zayıflatma yöntemini uyguladı İsrail ve büyük çapta bunda da başarılı oldu. Nedenleri açık: Yakın sayılabilecek bir tarihte (1952), İngiltere ve ABD tarafından planlanarak CIA eliyle hayata geçirilmiş bir rejim değişikliği operasyonuna muhatap olduğu biliniyor İran'ın… Kapalı Çarşı esnafının, tıpkı 1979'da olduğu gibi, kepenk kapatarak gösterileri başlatmaları elbette önemli; ancak Trump'ın elinde 'İran'ı yeniden büyük yapalım' (MİGA) yazan bir şapkayla verdiği pozlar ve sıkça askeri müdahale tehditlerine ek olarak, Gazze'de soykırım yapan İsrail'in de gelişmeye ilgi duyduğunu fazlaca belli etmesi zihinleri karıştırıyor olmalı.
13 Ocak 2026 00:01

İran'da Kaos Ve Akdeniz-hazar Koridoru
Hedefteki Usame'yi vuran Amerikan askeri "Sıradaki" diye bağırıyordu. 2003 yılında "ABD, Hizbullah'ı ortadan kaldırdıktan ve Irak'a iyice yerleştikten sonra, İran'a yönelecek." öngörüsünde bulunmuştum. Yıllar sonra İsrail, ABD desteğiyle, Hizbullah'ı Suriye'den çıkardı, Lübnan'daki yapılanmasını iyice zayıflattı, şimdi sıra İran'a geldi. O tarihte, Mustafa Yıldırım, "ABD'nin planı Hazar koridorunu açmak ve Orta Asya ile güvenli yolları birleştirmek... Ne yazık ki, yurdumuzda bu senaryolara, kimisi 'milliyetçilik', kimisi 'özgürlükçülük', kimisi 'iktisadi liberalizm' diyerek yardımcı olmaktadır." diyordu. ABD, 1 Mart 2003 tezkeresiyle, 100 bin askerini Türkiye'de konuşlandırmaya çalışırken bir taşla üç kuş birden vuracaktı ama Meclis reddetti. *** Hedefleri, sadece Tevrat'ta vaad edilmiş bulunan "Nil'den Fırat'a kadar" olan topraklar değil, bütün dünya coğrafyasıdır. *** Kısacası, İran'ın kaosa girmesi veya parçalanması Türkiye için hayra alamet değildir.
13 Ocak 2026 00:01