Pazar Günleri, okuyucuların eleştiri, soru ve görüşlerine tahsis ettiğimiz bu sütunda bir diğer 'Hasbihal'e daha, muhterem okuyucularımızı selâmlayarak ve hayırlı çalışmalar içinde olmalarını temenni ederek başlayalım: * - Melih Tırpancı isimli okuyucu diyor ki: ' Doğrusu, 'en azından son 100 yılı iyi bilmeden bugünü de anlayamayız' şeklindeki görüşleri kabul ediyorum, ama, ben şahsen güya biraz bildiğimi sanıyordum.. * *İstanbul'dan Muzaffer Ergin diyor ki kısa notunda: 'Ağabey, sizinle geçen hafta sohbet ederken, sizin hatırlatmanız üzerine ben de, Tunus'ta İslami Mücadele'nin yıllarca öncülüğünü yapmış olan Râşid el-Gannûşi 85 yaşlarındayken, yıllardır hâlâ da zindanda olduğu konusunu öğrenince, konuyu, işi gereği, birkaç yıldır Tunus'ta olan bir yakın arkadaşıma sordum ve gördüm ki, durum aynen söylediğiniz gibi.. Onun bu hassasiyeti tebrike değer.. Bu konu, Tunus dışından bazı Müslüman şahsiyetlerce Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said'e hatırlatılmış, ama, ' Bunlar bizim iç meselemiz..' gerekçesiyle kapatmış konuyu.. Râşid el-Gannuşî, bu yaşta zindanda terk-i hayat eylese, bu, Gannuşî için bir şeref; Kays Said için de daha bir büyük utanç vesilesi olur.. -Şenel Mutlu isimli okuyucumuz; 11 Haziran tarihli mesajında: 'Selamünaleyküm, Selahaddin Ağabey, makalelerinizi, konuşmalarınızı titizlikle takip ediyorum.. Ancak 8 Haziran'daki yazınızda, insanlıktan nasipsiz bir kapitalistin fıkra diye anlattığı o çirkinliği keşke yazınızda açık olarak yazmasaydınız diye düşünüyorum..' diyor. Elleri-dilleri kurusun, servetleri kendilerine yâr olmasın.' diyor. * K. Kasımoğlu isimli okuyucu da 12 Haziran tarihli notunda, ' Türkiye'de ABD üsleri yoktur, NATO üsleri vardır' diyor. * Abdullah Kul isimli okuyucumuz da, 22 Mayıs tarihli notunda, 'Müslüman halklara hâkim olan sistem " zer ve zor 'dan, servet ve zorbalıktan başkası değildir. Emperyalist güçler tarafından 'halkı Müslüman olan ülkelere birer 'deli gömleği' giydirilmiş, sun'î sınırlar çizilmiş, sun'î anayasalar kabul ettirilmiş; maalesef realitemiz bu.. Ee, nasıl kurtulacağız bu durumdan, nasıl bir değişim dönüşüm olacak? Bu da, Müslüman halkların ferdî ve sosyal planda uzun soluklu bir bilinçlenmesiyle alâkalıdır. Evet, kanun bu, (Ra'd Sûresi,11. âyette çok net olarak belirtildiği üzere, mealen), " Bir halk, kendi halini değiştirmediği sürece Allah onların halini değiştirmez!" * Bu okuyucu kardeşimiz, 8 Haziran tarihli mesajında da, ' modern Cahiliye' de, sermaye ve güç sahipleri, zamane Nemrut, Karun ve Hâman'ları, klasik üçlü olarak, söz ve davranışlarını böylece günlük hayatın normalleri olarak görüyorlar.. Söz konusu ahlâksızlık ve çirkinliklere seyirci kalanlar ve onları tebessümleriyle teyit edenler hepsi de aynı kefededirler.. Mümin olmak kolay değildir. Nurullah Genç'in yazdığı birkaç şiirle onun dünyasına şekil veren inanç, düşünce ve duygularının neler olduğunu yansıtan 5 Haziran tarihli makalenizden memnuniyetle öğrenmiş oldum ve sevdim; teşekkürler.. ' diyor.. *Faik Kaynak isimli okuyucumuz da, 'Kurban bilinci ve insanın teslimiyetinin bir semeresi olarak Müslümanlara'hediye/ ödül' olarak Rabbimiz tarafından verilmesi yönünde, 26 Mayıs günü bu sütunda 26 Mayıs yayınlanan yazı için teşekkürlerini bildirmiş.. Bu okuyucumuz bir diğer mesajında da, ' Biz Müslümanların siyaset sahnesinde var olma sürecinde, bir takım yol kazalarına değinirken, Müslüman halkın dünyasına nasıl baktıkları bilinen sistemle entegre oluştan dolayı, teslimiyetçi/ vesayetçi anlayışlara hassasiyetle bakışımızda, 'hak - hukuk - adalet - hakkaniyet - liyakat vs. ahlâkî norm ve formlardan uzak olduğumuz gerçeğini görmemiz ve bu hususta geniş mutabakatlı bir iç muhasebe yapmamız lâzım..' diyor.. * Hakan Pakdil isimli okuyucumuz da, 28 Mayıs tarihli notunda, yanlışları, iktidarın sürdürülmesi adına normal görme hastalığına düşmek ihtimalini ciddîye alıp, ' tuz'un kokması' karşısında, aklın ve inancın gerektirdiği tedbirlerin mutlaka alınması gerekiyor. * Ahmet Taşdemir isimli okuyucu da 25 Mayıs tarihli yorumunda, ' Müslümanlar olarak siyasetten; insanları Allah korkusu ile adalet ve liyakate dayalı bir yönetimi anlamamız lâzım diye düşünüyorum.