
Çengelköy'deki genç kız bana dönüp "Beş dakika şurada bir yere gideceğim, eşyalarıma göz kulak olur musunuz?" demiş ve yarım saat ortadan kaybolmuştu... *** Sanki yalnızca ailemiz, yetişme biçimimiz, işimiz gücümüz değil... İçinden geçtiğimiz semtler, yaşadığımız yerler de bizi "inşa" ediyor... *** Yılın büyük bölümünü Frankfurt'ta geçiren komşum sırf İstanbul'u gezmek için bir haftalığına geldi. Biz yorgunuz... İstanbul yorgunu... Eh tabii gezer İstanbul'u... Esentepe mesela "her yer" olabilir... Dibine kadar İstanbul olan Eyüp ilçe merkezinden biraz dışarı doğru çıkıyorsunuz, İstanbul bitiyor ve bambaşka bir kentin semtleri başlıyor. *** Geçen gün 50 yaşlarındaki bir tanıdık, "Birisi Karaköy'den Üsküdar vapuruna binmek ile Kadıköy vapuruna binmek arasındaki farkı yazsa keşke" dedi...
Kaynak: Sabah
14 Haziran 2026 06:57
Alıntıdır : Haber Kaynağı İçin Tıklayınız
Bu habere çok benzer konularda diğer kaynaklardaki haberlere aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Haşmet Babaoğlu
Müthiş uyarı... "Şimdi insanlığın kolektif hafızasını silme, yeniden yazma ve kontrol etme gücüne sahipler. Bu düzeydeki gücü daha önce hayal bile edemezdik. Farkında mısınız?" (Julian Assange) Haklı! Saldıran Avrupa... "iyiler" diyoruz. Hele hele bazı şeyleri baştan öğrenmemiz, baştan düşünmemiz gerekiyorken, "Gelsin bir aforizma, havamız olsun" tavrı yok mu, feci... *** X'te salağın biri kendini çok akıllı sanıp Kongo bayrağını kıçına don diye giymiş tribünde dans eden Afrikalıyı aşağılıyor... "Bayrağını öyle kullanırsan, bit kadar Belçika gelir seni sömürür" diye yazmış... Belçika'nın o adamların kollarını keserek, çocuklarını öldürerek köleleştirdiğini şu "muasır ve altın değerindeki" eğitimin sana öğretmediyse, yazık... *** FIFA Dünya Kupası diyorlar... Göz göre göre yalan... ABD Dünya Kupası...
20 Haziran 2026 07:30

Haşmet Babaoğlu
Bir "sahne hilesi" bu altı üstü; ünlü olduğun kadar da olgun görünme numarası... Kızdıkları, karşı çıktıkları, "Bu kabul edilemez" dedikleri şey ise sürekli saçlarından başlarından konuşulmasıymış... Yahu çocuklar yapmayın! *** Avustralya maçı hakkında sürekli "Biz de zaten eleştiriyoruz" diyorlar ya... Hatta "Maçın analizini yapabilirsiniz" bile dediler... Acaba oyuncularımızın futbol bilgi ve görgüsünde bir problem mi var, diye düşünmeye başladım... "Rakip sadece kontratakla gol buldu" diye olup biteni küçümseyen bir takım kaptanı tuhafıma gidiyor mesela... Hepsi söz birliği etmiş gibi "Oyunu biz domine ettik" diyor... Hem ne demişler; "kötü bir hatırayı unutturmanın en iyi yolu güzel bir hatıradır." Zaten 48 takımlı ve bazı üçüncülerin bile gruptan çıkma şansı bulacağı türden bir Dünya Kupası'nda gruptan çıkarız, çıkmalıyız...
18 Haziran 2026 07:37

Haşmet Babaoğlu
Şöyle: " Amerika Birleşik Devletleri ile İran İslam Cumhuriyeti arasında bir barış anlaşmasına varıldığını memnuniyetle duyuruyoruz. Her iki taraf da Lübnan dahil olmak üzere tüm cephelerde askeri operasyonların derhal ve kalıcı olarak sona erdirildiğini ilan etmiştir. " İçinizden "Yahu Lübnan'da ABD değil, İsrail savaşmıyor muydu?" diye sormuşsunuzdur... Ama Tahran masaya "Tamam, Hizbullah demek, ben demek... Barış olacaksa, Hizbullah operasyonlarını durdururum, ya sen Netanyahu'yu ne yapacaksın?" diyerek oturduğunda... Washington da "Büyük İsrail" kimliğini takınıp mutabakatı kabullenmek zorunda kalıyor... Ama aylardır ekranlarda antiemperyalist takılan ve barış olacağı ortaya çıkınca haykıra haykıra "Eh, İran kafasına bombaları yiyince savaş gerçeğini kavradı arkadaşım!.. Tabii barışa razı olacak, tabii ki nükleerden vazgeçecek" diyerek kıkırdamaya başlayan yorumculara hiç ihtiyaç yok! "Dünya değişecekse yine ABD'nin önderliğinde değişecek" iddiası bir süre daha ayakta kalacak...
16 Haziran 2026 07:23

Haşmet Babaoğlu
Sadece çocuklar neşeyle çığlıklar atsa... Çocuklar mutlu oluyor... Ben hep ne olup bittiğine çok da aldırmayan çocuklar görüyorum... *** Hem doğruya doğru... Çocuklar ilkokulu veya ortaokulu bitirmenin hayatta bir "mezuniyete" falan tekabül etme diğini öyle iyi biliyorlar ki... Öğretmen 4 yıllık öğrencileri gidiyor diye hüngürdüyor, çocuklar da sevinecekleri yerde biraz şaşkın biçimde öğretmenlerine katılıyor. Sınıflar fenomen öğretmenler ve histerik veliler tarafından okul alanı olmaktan çıkarılıp sosyal medyaya içerik üretim merkezi haline gelecekse, işimiz var demektir...
15 Haziran 2026 07:11

Haşmet Babaoğlu
Böylesini çok daha "bilimsel" buluyorsunuz ya... Buyurun bakalım!.. *** O hâlde biz çocukların zihninde neler döndüğüne bakalım... Araştırmalar ülkemizdeki çocukların yarısının deprem, yangın gibi büyük afetlerin endişesiyle yaşadığını; yine yarısına yakınının da aile üyele rinin işsiz kalması nedeniyle yoksullaşmaktan kaygılandığını ortaya koyuyor... *** Boşverin araştırmaları, ben size kendi görüp bildiğimi söyleyeyim... *** Gaston Bachelord şöyle demişti: "İnsan, kapattığı, açtığı ve araladığı tüm kapıların öyküsünü anlatacak olsa, yaşamını tümüyle anlatmış olur." Doğru! Şimdilerde "Çalmaya devam et, mutlaka açılır" propagandası yapılıyor, bu yüzden de kimse olgunlaşamıyor... Herkes "tehdit eden" olmak istiyor... Sadece başkalarını tehdit edebilenler cesur sayılıyor. *** 2023 Mart'ında Lacivert dergisine söylemiştim de bazı dostlar "Ne diyorsun?" diye burun kıvırmıştı... Şuydu söylediğim: " Evet! İşin gerçeği şu ki, bilinen siyasetin sonuna geldik. Çünkü küreselci elitler oyunu değiştirmek istiyorlar. Bu yüzden liderlerin ve demokrasi oyununun gülünçleşmesi için çabalayacaklar."
13 Haziran 2026 07:26

Haşmet Babaoğlu
Avrupa bariyerlere çarpmak üzere... Dikiz aynasında dikkatimi çekiyor... En sol şeritten 90'lar geliyor... Özeti şu: Duvara (savaş gerçeğine) toslamaya doğru hızla ilerliyor Avrupa... İkide bir Rusya'ya dayılanırken, bir yandan da "Acaba işler boka sardığında Washington bizi korur mu?" diye huzursuzlanıyor. Olup bitenin adını koyup "ABD bizi ağır ağır savaşa itiyor" diyemiyor. O zamanlar gazeteler "Genç demokrasilerimiz birer birer yeniliyor" manşetleri atıyorlardı... Sıcak savaş ancak bir "arıza" olabilir... Lakin "savaş gerginliği içinde uzun yıllar yaşamak" giderek kaçınılmazlaşıyor. *** Avrupa'da sıcak savaşa çeyrek kala tablosu...
12 Haziran 2026 07:31

Haşmet Babaoğlu
Kupanın adına bir bakın... FIFA Dünya Kupası 2026. Yani... "Uluslararası Futbol Federasyonu" düzenliyor bu organizasyonu... Siz, biz, dünyanın "sade" insanları öyle sanalım isteniyor... Tabii ki FIFA... Geçen yıl Afrika'da "yılın hakemi" seçilen Artan'ı Dünya Kupası'na göndermemek olmazdı... *** Özbekistan'ın Teknik Direktörü eski İtalyan yıldız Cannavaro'nun şu sözleri global hiyerarşi hakkında çok şey anlatıyor: "Bana bunun kural olduğunu söylediler. Ama sonunda bu aşağılayıcı kontrol sadece bize yapıldı." Özbekistan'a haklarındaki memnuniyetsizlik bildirilmiş oysa... Çin'le çok gelişen ilişkileri hakkında "uyarı" verilmiş... *** İran Milli Takımı malum Meksika'da kalacak ve maçlardan sonra apar topar Meksika'ya dönecek... Kriz çözülmedi hâlâ...
11 Haziran 2026 07:15

Haşmet Babaoğlu
Biz erkeklerin ciddi bir espri problemi var... Terry Eagleton'un ifadesini severim: "Bazı bulaşıcı hastalıklarda olduğu gibidir, nereden geldiğinden emin olmadan bir doz kahkaha ile" her şey mahvolabilir... *** Mizahın iktidara karşı bir direniş, gülmenin hiyerarşiyi bozan bir darbe olduğuna inanan entelektüellere hep gülmüşümdür... Oysa iktidarlar da mizah sever ve güldürürken hiyerarşiyi baştan inşa etmeye çalışır... Hâlâ muktedir olduğuna inanan sereserpe bir "dil" bitmez tükenmez şakalar ve mizahi hikâyeler yoluyla ortalığın tozunu atmaya kalkışmaktadır. (Kızlar bunlara rağmen onları sever ya, şapka çıkartırım hepsine!) Yaşlı erkeklerinki sert sosyal önyargılarla tıka basa doludur, bu yüzden hoyrattır. Yavaş yavaş hemcinslerinin "hergele meydanına" geri dönmeye başlar...
09 Haziran 2026 07:18

Haşmet Babaoğlu
Yukarıdan Üsküdar'a doğru inerken... Yeşil yanınca bir yarışta "start alır" gibi birden fırladılar. Manzara bir Uzakdoğu filmini andırıyordu... Osmanlı'nın gayet varlıklı ailelerinden gelen Seyid İsmail Zühtü bir gün II. Mahmud'un huzuruna çıkmış, sultan onu görünce "Vay Altunizade vay" demiş. *** Altınyurt'ta basket antrenmanından çıkınca bazen Üsküdar'a inerdik... Ama pek "uslu" ve sakin bir semtti Üsküdar. Hâlinden memnun, sıhhati yerinde, imanı kuvvetli bir ihtiyarı andırıyordu... Üniversite yıllarımda Üsküdar'a uzaktan bakmayı öğrendim. *** Yerim bitti... Başka bir yazıda Üsküdar'ı, Beylerbeyi'ni, Çengel'i konuşuruz...
07 Haziran 2026 07:09


Reklam Vermek İçin Tıklayınız
İşletmenizin potansiyeline ulaşmasına yardım etmek için buradayız. Lütfen tıklayarak iletişime geçiniz.

Haşmet Babaoğlu
Haftanın notları: Kanser Manşetlerde görüyorsunuz... "Kanser tedavisinde devrim", "Kanser bitiyor", "Kanserde kalıcı umut", vd. Ezberler de bozulacak, bu kesin! Unutmayın, dünya genelinde her yıl on milyon insan kanser nedeniyle hayatını kaybediyor... Bazı hekimler "Çağın vebası" diyorlar kanser için... 14. yüzyıldaki büyük veba salgını sona erdiğinde Avrupa'nın feodal düzeni de bitmişti... Ardından Rönesans hareketi başladı... Tıp endüstrisini ve toplum sağlığını yöneten oligarşi, tarihi ve sosyolojiyi herkesten iyi biliyor... *** Kanser ve yeni gelişmeler denilince... Fakat önce aile gibi aile olmak gerekiyor. Tabir caizse, memlekette bir "aile reformu" gerekiyor.
06 Haziran 2026 07:16

Haşmet Babaoğlu
Hem "yeni gücü" nü ortaklarının perdelenmiş gözlerine sokacak hem de siyonizme iliklenmiş bir NATO yapısıyla yol yürünemeyeceğini anlatmaya çalışacak... Ve bilin ki, bu "iş" in yanında bizdeki KK'ymış, Özel'miş patırtısı, hikâye kalır! Trump arada "Beni kızdırmayın, NATO'dan çıkarım" yollu fırçalar atıyor Avrupa'ya ama bunlar işin cilveleri... NATO, ABD hegemonyası için Trump'tan çok daha önemli... Mesela İngiliz Hıristiyanlığının ve bugünkü ABD'nin kurucu inancı Püritenizmin zemininde siyonizmin bulunduğunu bilmemiz gerekiyor... *** Bu yazıya oturmadan yarım saat önce bir ahbapla İsrail, Avrupa falan üzerine ayaküstü laflıyorduk... "Keşke şu dönemde Merkel olsaydı" dedi... Almanya'nın eski Başbakanı Merkel'in bile bir seferinde "İsrail'in güvenliği Almanya devlet aklının ayrılmaz parçasıdır" dediğini biliyor musun, diye karşılık verince... Günün sersemleri "Cahiliz ve öyle olmaktan gururluyuz!" diye haykırıyor.
05 Haziran 2026 07:42

Haşmet Babaoğlu
" Elbette ben... Önce ben, sonra ben... Hep ben... Canım ben..." Sosyal medya mesajları hep bu ifadelerle dolu... Sistem herkesin üzerinden tank gibi geçiyor... Ama Instagram'da "Beni sev mek mi? Alkışlıyorum... Doğru seçim" yazdın mı mesela... Medya "büyük" olaylara odaklanırken, "insana bakmak" kıyıya itiliyor... Bu köşede kendimizi, "gündelik hayat politikaları" nı, sosyal medyanın bizi zorla ittiği alanları ele almaya geri dönmeye karar verdim... Bugün de öyle bir günümdeyim... *** Sabah kahvemi içerken biraz Instagram karıştırayım dedim ve yine "Ben güzelim, ben önemliyim" teraneleri sel gibi döküldü akıştan... Kadınlarda böyle... Erkeklerde de biraz daha örtülü biçimde "Ben çok başarılıyım, gerisi beni ilgilendirmez" mesajları... Ama sevilecek biri olalım ve öyle olduğumuz için sevelim... "Canım kendim" diyelim... Ama başkalarının orta yerinde bir "can" olarak, candan biçimde... *** NOT DEFTERİ Ertesi gün üzerinde ince bir battaniye gibi serilen bir kederle uyanacak, günün taleplerini erteleme Ertesi gün üzerinde ince bir battaniye gibi serilen bir kederle uyanacak, günün taleplerini erteleme arzusuyla bir süre daha uyumaya çalışacak...
04 Haziran 2026 07:18